21/07/2019

Nallıhan İlçemiz

  • 03/02/2014

Ankara şehir merkezine uzaklığı 161 km., 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına göre nüfusu 40677’dir. Ankara’nın batısında yer alan Nallıhan’ın doğusunda Beypazarı, güneyinde Eskişehir ili, batısında ve kuzeyinde Bolu ili bulunmaktadır. Yüzölçümü 1978 km2dir.

Nallıhan ilçe merkezi ve bağlı yerleşmeler, milat öncesi ve sonrası iskan bölgesi olmuş, bilinen yerleşmeler genellikle Friğ, Roma ve Bizans dönemine aittir. Antik Roma Yolu üzerinde bulunması bu bölgenin ticari ve askeri önemini artırır. İstanbul’dan başlayan antik Roma-Bizans “Via Tauri” (Hac Yolu), Galatia (Ankara)’ya Nallıhan’ın Ericek Köyü yakınlarında girmektedir. Burada bir “Mansio” vardır. Buradan Karahisar Köyü yakınlarındaki “mutatio”ya kavuşur. Bu yol “Iliopolis” (Sarıyar Barajı suları altında kalan Sarılar Köyü) üzerinden “Siberis” (Aladağ Çayı) üzerindeki köprüden geçerek “Sykeon’a (Çayırhan yakınlarında Gülşehri) ulaşır ve Ankara’ya kadar gelir. Şimdiki yerleşim yerinin yakınında bulunan eski “Gordium” şehri Romalıların Britanya krallarıyla yaptıkları savaşlarda tahribata uğrayınca terkedilir. Harap olan eski şehrin yerinde “Cleon” (Kaleon) tarafından yeni bir şehir kurulur ve ismi de “Juliopolis” olarak değiştirilir. Juliopolis, eski Gordio Koume’ye verilen isimdir. Son Bizans devrinde ismi tekrar değiştirilmiş ve “Basileon” olur.

1073 yılından itibaren Oğuz Türkmen boylarının akınları ile Bizans hakimiyetinde bulunan bölge Türklerin eline geçer. Bu bölgeye Oğuz Türkmen boyları gazi-dervişlerin kurduğu zaviyelerle iskana açılır. Daha sonra “Horasan melametiliği”ni benimseyen dervişlerin kurduğu zaviyelerin etrafında meydana gelen köyler “Fütüvvet ehli” ahi büyüklerinin de zaviyeleri ile zenginleşir. Anadolu Selçukluları zamanında yaşamış ünlü mutasavvıf Yunus Emre bu bölgede yaşar. Günümüzde Tabdukemre Köyü’nde Yunus Emre’nin mürşidi “Tabduk Emre” dergahı ve türbesi bulunmaktadır. Osmanlı Devletinin kuruluşunda büyük emeği geçen “Çandarlı” ailesi de bu Nallıhan bölgesinde yaşamış olan “ahi” büyüklerindendir.

Osmanlı döneminde tarihi Roma Yolu, “İstanbul-Bağdat Caddesi” adı ile önemini korumuş, 1603-1617 yılları arasında Osmanlı padişahı olan Sultan Birinci Ahmed’in sadrazamı Nasuh Paşa Paşa tarafından bu yol üzerine üç adet han yaptırılmıştır. Bu hanlar “Çayır Han”, “Nallı Han” (Koca Han) ve“Ulu Han”dır. Nasuh Paşa ayrıca Nallıhan ilçe merkezinde bir cami ve hamam yaptırır.

Askeri ve ticari yol güzergahında bulunan ilçe de Türklerin haricinde Ermenilerde yaşamış, bu birliktelik “tehcir”e kadar devam etmiştir. Osmanlı yönetiminde “Hüdavendiğar” (Bursa) sancağına bağlı bir nahiye merkezi olan “Karahisar-ı Naallu” ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Ankara sancağına bağlanarak, “Korupazarı Naallu” ve “Karahisar-ı Naallu” diye ikiye ayrılır. Daha sonra “Karahisar-ı Naallu” adıyla anılır.

Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Ankara’dan hareket ederek Beypazarı, Çayırhan, Nallıhan ve Uluhan Köyü üzerinden Gölcük’e geçer.

1571 tarihli Osmanlı Tahrir Defterindeki kayıtlarda; Nahiye-i Karahisar-ı Na’llu’nun 3 mahalleden oluştuğu, zeamet türü vergi ödediği, kendisine 144 köy ve 17 mezra’nın bağlı olduğu yazılıdır. Osmanlı idari teşkilatındaki değişiklikler sonucunda kaza merkezi olan Nallıhan’da 1864 yılında belediye teşkilatı kurulur. 1887 yılında Nallıhan kasabasında yanan Ermeni kilisesi ile mektebinin yeniden inşasına ruhsat verilir. Osmanlı döneminde ipek böceği kozasının yetiştirildiği önemli bir merkezdir. Günümüzde ki Subaşı Köyü, Osmanlı döneminde idari bir birim olan “subaşılık”tır. Bu köyde halen

i birimi, Çayırhan ise belde olur.

Sarıyar Barajının yapımıyla Nallıhan’a bağlı üç köy; “Sarılar”, “Yardibi” ve “Fasıl” baraj gölü suları altında kalır. Gökçekaya Barajı’nın yapımından etkilenen “Nallıkozlu” Köyü Emremsultan Köyü hudutları içine, “Karahisarkozlu” ise kendi yaylasına taşınır.

Büyük bir bölümü ormanlarla kaplı olan ilçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Arıcılık, ipek böcekçiliği, hububat tarımı, sebze ve meyvecilik ilçe ekonomisinin en önemli geçim kaynaklarıdır. İlçedeki ülkemizin önemli tesirlerinden olan Sarıyar Hasan Polatkan Barajı, Gökçekaya Barajı ve Hes (Hidro Elektrik Santralı), Yenice Barajı ve Hes (Hidro Elektrik Santralı) ve Çayırhan Termik Santralı ilçe ekonomisine büyük katkıları vardır.

(Abdülkerim Erdoğan, Adım Adım Ankara, Ankara Büyükşehir Belediyesi Yayınları, Ankara, 2007)