Skip to content

Posts from the ‘Haberler’ Category

5
Şub

OKULLAR AÇILIYOR

 

 
 
 
 
 
 
 

 

İki Haftalık Tatil Bitti

İki Haftalık Tatil Bitti

Öğrenciler yarın dersbaşı yapacak. 17 milyon öğrenci, eğitim öğretim yılının ikinci yarısına başlayacak.

 SARIYARIMIZ’DA İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİLERİ YENİ LİSE BİNASINDA DERS BAŞI YAPACAKLAR.
 
 
 
 
 

Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretimdeki yaklaşık 17 milyon öğrenci, iki haftalık tatilin ardından yarın 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci yarısına başlayacak.

2011-2012 eğitim öğretim yılının 19 Eylül’de başlayan ilk yarısı, 20 Ocak Cuma günü sona ermişti.

Öğrenci ve öğretmenler iki haftalık tatilin ardından yarın okullarına dönecek.

Eğitim öğretim yılı, 8 Haziran Cuma günü tamamlanacak.

Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığının FATİH projesi de ikinci dönemden itibaren hayata geçirilecek.

Projenin, belirlenen 17 ildeki 52 okulda ilk uygulaması yapılacak. Okullar, akıllı tahtalarla donatılacak. Öğrencilere ve öğretmenlere yaklaşık 12 bin tablet bilgisayar dağıtılacak.

İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek.

Milli Eğitim Bakanlığının sınav takvimine göre, SBS ile Parasız Yatılılık Bursluluk Sınavı, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri için 9 Haziran tarihinde yapılacak. İlköğretim 5, 6, 7. ve ortaöğretim 9, 10 ve 11. sınıfların gireceği Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı, 10 Haziran’da düzenlenecek.

Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 1 Nisan Pazar günü yapılacak.

Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları’nın (LYS) başvuruları 24-30 Nisan tarihleri arasında alınacak. LYS, 16-17 Haziran ve 22-24 Haziran tarihlerinde beş oturumda gerçekleştirilecek.

Öte yandan, ataması 3 Şubat Cuma günü yapılan 15 bin 934 kadrolu öğretmen de yarın görev başı yapacak

5
Şub

MEMURSUZ BANKA KURULDU

Memursuz Banka VTM Çayırhan Beldemizde Hizmette ,
Bankacılık sisteminde devrim yaratacak görüntülü VTM sistemi, banka şubesine gitmeden tüm bankacılık işlemlerini gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor. Bir ATM gibi olan ancak ekranından canlı olarak bir Ziraat çalışanıyla görüşülüp işlem yapılabilen VTM şubesi Çayırhan beldemizde açıldı.

Açılışa  Nallıhan Belediye Başkanı A. Adnan Okur, Çayırhan Belediye Başkanı Ömer Bayrak, Sarıyar Belediye Başkanı Halil Ünsal, Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Soner Canko, Ziraat Bankası Ankara 2. Bölge Başkanı Cem İnal, Bölüm Müdürleri İ. Levent Gökçen ve Yusuf Kocatepe , sivil toplum kuruluşları temsilcilerimiz ve çok sayıda davetli katıldı.
VTM ile işlemlerin müşteri temsilcisi aracılığı ile canlı video bağlantısı sağlanarak yapıldığı ve ıslak imza gereken işlemler hariç bütün işlemlerin bu sistem ile yapılabildiği belirtilirken VTM hizmetlerinden Ziraat Bankası  olmayan tüm vatandaşlarda  faydalanabiliyor.

3
Şub

VEFAT

İLYAS KARTAL’IN ANKARA’DA YAŞAYAN KARDEŞİ HATİCE KARTAL VEFAT ETMİŞTİR.CENAZE NAMAZI ANKARA’DA KILINACAKTIR.ALLAH RAHMET EYLESİN.03.02.2012

3
Şub

METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRÜ BİZDEN BİRİ

 

WSI-edt002

 

Aşırı soğukların tüm yurdu teslim almasının ardından herkesin gözü,iğdecikli ortaokulu sarıyarımızda okuyan Meteorolojide Genel Müdür olarak çalışan İsmail Güneş’e çevrildi.

 METEOROLOJİ Genel Müdürü İsmail Güneş, Türkiye genelinde meteorolojik gözlemlerle hava tahmini ve erken uyarılar yapıldığını, iklim değişikliğinin izlendiğini, ulaştırma ve silahlı kuvvetler, çevre, orman, tarım, turizm, sigorta, sağlık ve enerji başta olmak üzere sayısız sektöre hizmet verildiğini bildirdi.

1982 yılında Gazi Üniversitesi İnşaat Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde lisansını tamamladı.

1978-1985 tarihleri arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü bünyesinde Meteorolojik Olayların Analizi ve Tahmini konularında çalıştı.

1983 yılında Vatani görevini Yedek Subay olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda Proje Kontrol Mühendisi olarak tamamladı.

1985 yılında atandığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Barajlar ve HES Dairesi Başkanlığı bünyesinde bir çok Baraj, Tünel, Yol ve Köprü gibi projelerde Proje Mühendisi, Kontrol Mühendisi ve Proje tatbikatlarının yürütülmesi konuları üzerinde çalıştı. 2003-2007 yılları arasında aynı dairede Başkan Yardımcısı ve Daire Başkanı olarak görev yaptı.

2007 yılında Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığına Daire Başkanı olarak atandı. Su kaynaklarının etüdü, geliştirilmesi, yönetilmesi konularında hem özel sektör hem kamu tarafından yürütülen Hidroelektrik potansiyelin değerlendirilmesinde, sulama sahalarının planlanmasında, toprak kaynaklarının değerlendirilmesinde, içme ve kullanma suyunun planlanmasında ve üretilen projelerin çevre hassasiyetleri de dikkate alınarak yürütülmesinde ayrıca su kaynaklarımızın yönetiminin AB ile uyumlu hale getirilmesi ile su konularında özellikle kıyıdaş ülkeler ile yürütülen ikili ve çoklu uluslar arası görüşme ve müzakerelerin yürütülmesi konularında çalıştı.

19 Ekim 2010 tarihinde DSİ Genel Müdür Yardımcılığına atandı.

Bilgi çağının ve meteoroloji biliminin gereklerini kavramış, hayatın her alanında can ve mal güvenliğini artırıcı, kaliteli ve güvenilir hizmet veren bir kimlikle; hava, iklim ve su gerçeğini sürekli izleyip, yorumlayıp ilgililerle paylaşarak, kalite yönetim sistemine göre müşteri ve çalışan memnuniyetini artırıp, hizmet kalitesini sürekli iyileştirmek, geliştirmek ve Uluslararası ilişkilerde bölgesinde lider bir Meteoroloji kurumu olarak hizmet vermek üzere Genel Müdür olarak atandı.kendisini sarıyarımız adına kutluyor başarılarının devamını diliyoruz.


 

2
Şub

SARIYARIMIZDA GEÇMİŞE YOLCULUK

İlçenin iki kasabasından biri olan Sarıyar’da belediye teşkilatı 01 Aralık 1973′te kuruldu. Baraj yapımı öncesi ve sonrasında sebze yetiştiriciliği Sarıyar’ın önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Sarıcakaya ilçesinden sonra yörede turfanda sebzeyi ilk çıkartan köyümüz Sarıyar’dır. Nallıhan’da en güzel turşuyu bu köyün kadınları kurar. Bugün tarımla daha çok yaşlı kuşaklar uğraşmaktadır. Gençler ise sanayide ve hizmet sektöründe çalışmaktadırlar. Baraj yapımından önceki yıllarda, köyün büküne ve Mihalıççık’a geçişi sağlayan köprüyü sel yıkınca, Sakarya Nehri “Gemi” denilen salla geçilmeye başlanmış ve bu durum baraj bendi bitene yani su kesilene kadar sürmüştür. Gemi, iki yakaya sağlamca çakılmış kazıklara bağlı halat üzerinde kayar, hayvan ve insan geçişini sağlardı.
Baraj yapımıyla başlayan sosyo-ekonomik gelişmeler köyü kasaba olma konumuna taşıdı. 1945′te Sarıyar Köyü 465 nüfuslu küçük bir köy iken, 1955′te barajın yapıldığı yıllarda köyde 4 699 kişi yaşamıştır. Bu da Nallıhan’ın o günkü nüfusunun üç katı bir rakam olmaktadır. 1983′te kasaba olan köyde 1990 nüfus sayımına göre 1 887 kişi, 1997 sayımına göre de 1 721 kişi yaşamaktadır. Kasabada ilkokulun yanı sıra ortaokul ve lise vardır. İlkokul 1928′de, ortaokul 1975′te, lise de 1980′de açılmıştır. Kasaba elektriğe Nallıhan’dan önce kavuşmuş, 1952′de baraj yapımının başlamasıyla köye elektrik verilmiştir.
Baraj yapımından önce bük, nehirden dolaplarla çıkartılan suyla sulanırdı. Baraj yapımından sonra gölden nehir yatağına bırakılan suyla, dolap yerlerine kurulan motorlar yardımıyla sulanmaya başladı. Bilhassa 1980′lerden sonra üreticinin biberleri ürün vermeden kurur. Çözüm kuyu sistemine geçmekte bulunur. Akar suyun uzağına açılan kuyular suları filtre ederek toplar. Toplanan bu sularla sulanan sebzelerden tekrar iyi ürün alınmaya başlanır.
Sarıyar köyünün ilk yerleşimi baraj yapılmadan önce Sakarya nehri kenarında bugünkü kayıkbaşı mevkiinde ve Gölbaşı tesislerinin bulunduğu yerde suların altındadır.Komşu köyleri ise Fasıl ,Sobucabük ,Sarılar gibi nehrin kenarına dizilmiş bulunan baraj yapımında sular altında kalan köylerdir. Eski Sarıyar’da evler kerpiçten yapılma ve damlar topraktandı.Eski Sarıyar mezarlığı bugünkü göl yolunda dedeler mezarlığı diye tabir edilen yerde idi. Bu alanın mezarlık olduğu , tepede bulunan ardıç ağaçlarının sağlam olarak ayakta kalmasından belli olmaktadır.Bu tepe hariç diğer komşu tepelerde ağaç şeklinde ardıç bulunmamaktadır.Mezarlıktaki ağaçlar gerek dini açıdan mezarlıklara saygı gösterilmesinden ve gerekse mezarlıktan kesilen ağaçlardan dolayı geceleri korkutulacağı ve bu alanlardan ağaç kesilmemesi gerektiği şeklindeki inanışın halkın arasında yaygın görüş olmasındandır. O bölgede oturan insanlara köyün bulunduğu yerin arkasında bulunan dik ve sarı kayalıklardan dolayı Sarıyarlı olarak adlandırmışlar daha sonra Sarıyar olarak dile yerleşmiştir.

SARIYAR HASAN POLATKAN BARAJI
Türkiye’nin ilk enerji santrallerindendir. Baraj, Ankara’nın 120 km kuzeybatısında, ilçe merkezinin 25 km güneydoğusundaki Sarıyar Kasabası civarında, Sakarya Nehri üzerinde kurulmuştur. İsmini bu kasabadan almıştır. Sakarya ırmağının Sarıyar köyü önlerinde önce batıdan kuzeye ve sonra yine batıya doğru bir kavisle yönünü değiştirdiği mevkiinde bu kavisin 1.5 km kadar gerisinde inşa edilmiştir.Sakarya Nehrine ait etütler EİEİ tarafından 1935 yılında, jeolojik etütler ise 1943 yılında başlamıştır. Ankara’ya 165 km uzaklıktaki barajın yol yapım çalışmalarına 1951 yılında başlanmış. Baraj yolları yoğun insan emeğiyle kazma kürekle yapılmıştır. Kaya dolgu olarak düşünülen baraj, sonradan teknik ve ekonomik nedenler yüzünden beton ağırlık barajına çevrilmiş. Yapımını yerli firma olarak Etibank üstlenmiş. 01 Mart 1953 yılında inşasına başlanan barajda, 1956 yılının Nisan ayında ilk su tutulmuş. 4 ünite olarak projelendirilen hidroelektrik santralinin temeli 03.10.1951′de atılmış 02 Aralık 1956′da ilk iki ünitesi 4×40 000 KW saatle hizmete girmiştir. Açılışa devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes de gelmişlerdir.Diğer iki ünitesi de ikinci beş yıllık plan döneminde 1966 yılında işletmeye alınmıştır.
Baraj elektrik enerjisi üretimi dışında,barajdan Karadeniz’e kadar olan 360 km.lik ırmak vadisindeki yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini su baskınlarından korumak amacını da gütmektedir. Bu düzenlemeye daha sonraki yıllarda yapıları Gökçekaya Barajı da katılmıştır. Sarıyar beton ağırlıklı barajının temel tabandan yüksekliği 108 m,taban genişliği 95 m,taban uzunluğu 60 m.dir. Üst seviyede platform genişliği 7 m, uzunluğu ise 257 m yi bulur.Barajın gövdesinin beton hacmi 560 000 m3 tür. Baraj da aşırı dolma halinde fazla suları dışarı atmak üzere onbir’er metre aralıkla 6 tane dolu savak yapılmıştır. Barajın gerisinde oluşmuş bulunan gölün yüzölçümü 83 km²′dir. Biriken suyun hacmi l 900 000 000 m3 ü bulur.Göl uzunluğu 63 km.dir. Bent rakımında gölün derinliği 100m, orta bölümde 60-80 m dir. Genişliği yukarı bölümde 1.000 m, bende yakın dar ve derin vadide birkaç yüz m dir.

Kaynak: Mesut ŞENER Nallıhan Kitabı Sarıyar evleri kerpiç ve damları topraktı. Geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdı. Bu arada köye yerleşimle birlikte toprak işlenmeye başlanmış, yılgınlık alanlar kırılarak tarla haline yetirilmiştir. Köyde tarlalara geçişler Sakarya nehrinin üstüne yapılan ve bugün hala ayakları sağlam duran Annaç (karşı) tarlalarının geçişi yolu üzerine yapılan köprü ile sağlanmaktaydı. 1939 yılında meydana gelen ve köprünün ayaklarına kadar yükselen Sarıyar nehrinin taşmasıyla köprüyü sel alıp götürdü. Bundan sonra ise tarlaya geçişler Gemi diye adlandırılan sallarla yapılmaya başlanılır. Köylü yazın genellikle tarlalarda kalır ve tullukların üstlerinde yatarlardı. (Tulluk 4 ağaç direk dikilerek, üzeri toprakla kaplanan sıcak ve yağmurdan koruyan baraka)Tarlalar ise bugünkü şekilde yoğun olarak işlenmemektedir. İşlenmeme sebebi ise pazarlama sorunudur.
Köylü ürettiği üzüm veya domates ve sebzeyi toplar gün ağarmaya başlarken eşek ve katırlara yükler konvoy halinde yayan olarak çevrede bulunan Mudurnu, Nallıhan, Seben, Bolu pazarlarına götürür oralarda satarlardı. En uzak olan Bolu pazarına geliş ve gidiş üç günü bulmaktaydı. Ürettikleri malların pazarlanması tamamen hayvanlarla yapıldığından çoğu köylü iki tarlası varsa birini eker diğerini nadasa bırakırdı. Köyün tarlalarının büyük kısmında sulak tarlalar ve kıraç tarlalarda bağcılık yapılırdı. Yapıldığı seneler ikinci dünya savaş yıllarıdır. Şekerin bulunmadığı kıtlık yıllarıdır. Köylü şeker ihtiyacını bağlardan ürettiği pekmezden giderirlerdi. Hoşaflara şeker yerine pekmez katılır veya pekmez sulandırarak içilirdi.1950/1960′lı yılların ortalarında ise kamyonun köye girmesiyle pazara gidiş gelişler daha kolay hale gelmiştir.
O tarihlerde köyde terzi, ayakkabı, iki tane sinema salonu bulunmakta idi. Bunlardan biri Kenan Yücel diğeri Mustafa Özer tarafından işletilmekte idi. Halkın en büyük eğlencesi bu sinemalara gitmekti. 70′li yıllarda ve öncelerinde bu günkü oyuncaklar yoktu. Çocuklar kabaktan araba, patlıcana ise 4 çomak sokarak, çomaklardan semer yaparak pazara gider, yük taşırdı. Köyde ise çocuklar ve gençler arasında saklambaç, körebe, uzun eşek, çelikçomak, misket oynarlardı. Bayramda ise erkekler, kadınlar,genç ve oğlanlar, çocuklar en güzel giysilerini giyer büyüklerini ziyaret ettikten sonra Koca bahçede toplanılır, kendi aralarında oynarlardı. Televizyonun olmadığı zamanlarda bilhassa kış gecelerinde komşular radyosu olanların evinde toplanılır, radyo yayınlarından arkası yarın, radyo ve tiyatro programları büyük bir zevkle dinlenilirdi. Kadınlar toplanıp kızlarına çeyiz örerler, erkeklerde kahvehanede toplanırdı. Hazır giyimin olmadığı zamanlarda içlerine elde dokuma göğnekler giyerlerdi. Ayakkabı ise ilk önce kara lastik daha sonra laylondu.
Kaynak: Sarıyar Kasabası Fotoğraf Aykut İnce Kaynak: Ertunç Yılmaz ve Gürkan Kılıç

1
Şub

ARTIK ANKARA VE BOLU’YA GİTMİYORUZ

Doktor eksikliğinden dolayı hastalarının çoğunluğu çevre il ve ilçelere giden Nallıhan Devlet Hastanesi, doktor kadrosunu tamamlaması ile vatandaşlara daha sağlıklı hizmet vermeye başladı.
Nallıhan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Osman Öztürk, hastaların, yerinde tedavisi için çalıştıklarını, bu doğrultuda doktor eksiklerini giderdiklerini ve hastanede daha önce bulunmayan fizik tedavi, kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzman doktorların geldiğini, ayrıca yeni fizik tedavi bölümünü hizmete açtıklarını ifade etti.
Çok iyi bir kadro oluşturduklarını söyleyen Başhekim Dr. Öztürk, “Şu anda hastanenizde 15 branşta kadrolu 19 uzman doktor görev yapıyor. Hastanemizde çoğu alanda ameliyat mümkün olup, 4 ameliyat odasıyla hizmet veriyoruz.” dedi.
Ayrıca, Başhekim Dr. Öztürk, Nallıhan Devlet Hastanesi’nde yeni yapılması planlanan çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Tomoğrafi, mamografi ve kemik tarama cihazlarının alınması için çalışmalar devam ediyor. Hemodiyaliz Ünitesi’nin yeni yeri çizim aşamasında ve hastanenin oksijen ihtiyacının karşılanması için Merkezi Oksijen Üretim Sistemi kurulması çalışmaları devam ediyor.01.02.2012

1
Şub

MÜJDE ÇAYYOLU,SİNCAN,KEÇİÖREN METROSU TAMAMLANIYOR

Başkentliler’in bitişini merakla beklediği metro hatlarında önemli bir gelişme yaşandı. İnşa sürecinde gereken bütçenin yarısından fazlasını karşılayan yaklaşık 1.5 milyar TL’lik pay, Resmi Gazetede yayımlanan 2012 Yılı Yatırım Programına alındı. iki yıl sonra yolcu sincana taşınmış olacak.

YAPIMI yıllardır süren Ankara Metrosu’nun Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan ve Tandoğan-Keçiören hatlarının inşası için gereken bütçe, 2012 Yılı Yatırım Programına alındı. Geçtiğimiz yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile Ankara Büyükşehir Belediyesinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleştirme Bakanlığına devrettiği metro inşaatlarının payı, 2012 Yılı Yatırım Programı’nı içeren Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Güncellenmiş rakamlarla maliyet bütçesi 3 milyar 40 milyon 290 bin TL olarak öngörülen Ankara Metrosu için 2012 Yılı Yatırım Programında 1 milyar 597 milyon 300 bin TL pay ayrıldı. Programa alınan kaynak, metro inşaatlarının sonlandırılması için gerekli olan toplam bütçenin yarısından fazlasını karşılıyor. İlk sefer Sincan’a 2012 Yılı Yatırım Programı kapsamında Kızılay-Çayyolu hattı için 606 milyon 300 bin TL, Batıkent-Sincan hattı için 458 milyon TL ve Tandoğan-Keçiören hattı için ise 533 milyon TL kaynak ayrıldı. Buna göre Ankara metroları için 2012 yılında ayrılan toplam paydan en büyük rakamı Kızılay-Çayyolu hattı aldı. Programın öngördüğü 1 milyar 597 milyon 300 bin TL’lik pay, toplam maliyetin yüzde 52.53’ü oldu. Üç farklı güzergahtaki metro hatlarının, yer tesliminden itibaren 2 yıl içerisinde yolcu taşımaya başlaması öngörülüyor. Fiziki ilerleme durumları birbirinden farklı olan güzergahlarda ilk sefer, Batıkent-Sincan hattında gerçekleştirilecek. İnşası, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek üç metro hattının toplam uzunluğu 40 kilometreyi aşacak. Batıkent-Sincan hattı 15, Kızılay-Çayyolu hattı 16.5 ve Tandoğan-Keçiören hattı ise 9.2 kilometre uzunluğunda olacak. 2012 Yılı Yatırım Programında ayrılan yaklaşık 1.5 milyar TL bütçe ile inşası hızlanacak ve Başkent trafiğine nefes aldıracağı düşünülen metro hatlarına Ankara Büyükşehir Belediyesi toplam 828 milyon TL harcamıştı. Mevcut hatta yenileme Öte yandan EGO tarafından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğüne devredilen Ankara Metrosu Elektromekanik İşleri Sözleşmesi kapsamında mevcut hatta yenileme çalışmaları yapılacak. 1997 yılından bu yana Ankaralılara hizmet veren, 12 istasyonlu Kızılay-Batıkent hattının mevcut sinyalizasyon, telsiz, skada, anons, yolcu bilgilendirme ve merkezi saat sistemleri yenilenecek. Batıkent-Sincan hattının sinyalizasyon ve elektirifikasyon sistemleri yapılacak ve Eryaman 2 istasyonu bölgesine makas tesis edilecek. Ayrıca bu bölgede ücret toplama, telefon, telsiz, anons, skada ve merkezi saat sistemleri kurulacak. 324 yeni araç Kızılay-Çayyolu ve Tandoğan-Keçiören hatlarının sinyalizasyon yapımları, Macunköy’deki depo ve kontrol merkezinin yeni sistem gereksinimlerine göre düzenlenmesi ve mevcut 108 araca ek olarak 324 araç ve araç üstü ekipmanlarının temini, montajı ve devreye alınmasıda yine bu sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek.

30
Oca

TATİL YOĞUNLUĞU

 

Ankara  Şehirlerarası Terminal İşletmeciliği (AŞTİ), okulların yarıyıl tatiline girmesinin ardından yoğun günler yaşıyor. Normal zamanlarda günlük ortalama 1000 otobüsün giriş-çıkış yaptığı AŞTİ’de, tatil dönemlerinde bu sayı 1600’leri aşıyor. Türkiye’nin dört bir tarafından gelen ziyaretçileriyle, gönderdiği yolcularıyla ve çalışanlarıyla yıllık ortalama 50 milyon kişinin uğradığı AŞTİ, özellikle bayram, asker sevkiyatı, yaz ayları ve okul dönemlerinde yaşadığı yoğunlukla bir terminalden çok büyük bir kenti andırıyor.  İlköğretim ve ortaöğretim okulları ile üniversitelerin büyük çoğunluğunun tatile girdiği 20 Ocak’ta AŞTİ’ye giriş-çıkış yapan otobüs sayısının rekor düzeye ulaşarak 1631’e çıktığını kaydeden yetkililer, halen ortalamanın üzerinde seyreden bu yoğunluğun, otobüs firmalarının da ek seferler düzenlemesine neden olduğunu söylediler. Yoğunluğun tatilin bitimine kadar sürmesini beklediklerini kaydeden yetkililer, AŞTİ’nin Başkent’te olması, Ankara’nın da Türkiye’nin merkezinde yer alması nedeniyle olması gerekenden çok daha fazla bir yoğunluğun yaşandığını anlatan yetkililer, günde ortalama 200 bin kişinin ağırladığını kaydettiler. Yetkililer, bu sayının tatil zamanlarında neredeyse iki katına çıktığını söylediler. Değişik alanlarda hizmet veren tesisleri, kalabalık güvenlik personeli ve çalışanlarıyla hem yurt içinden hem de yurt dışından Başkente gelen ve kentten ayrılan yolcuları ağırlayan AŞTİ, bir terminalden daha çok büyük bir şehri andırıyor.  -¬200 KİŞİLİK GÜVENLİK PERSONELİ 3 bin personelin her gün 24 saat boyunca vatandaşa hizmet verdiği AŞTİ’de, peronlardaki otobüslerin giriş-çıkış saatleri de 42 kişilik personel tarafından kontrol ediliyor. 200 kişilik güvenlik personeli, özel optik zoomlu, hareketli ve yüksek çözünürlüklü 112 adet kamerayla da Türkiye’nin en güvenli terminali olma özelliğini taşıyan tesiste ayrıca, 210 kişilik temizlik personeli 24 saat boyunca temizlik, yeşil alan bakımı gibi alanlarda hizmetleri eksiksiz yerine getiriyor.30.01.2012

28
Oca

LİSEMİZ TAMAMEN KAPANDI

İLKOKUL EĞİTİMİNE 1923 YILINDA KASABAMIZ HALK EVİNDE 3 YILLIK ÖĞRENİMLİ OLARAK BAŞLAYAN 1938-1939 YILLARINDA 5 YILLIK EĞİTİME GEÇİLMİŞ DAHA SONRA ETİBANK TARAFINDAN BEŞ DERSLİK PLANLI BETONARME BİR BİNA OLARAK YAPILARAK SARIYARIMIZA ARMAĞAN EDİLEN İLKOKULUMUZUN, YENİ MODERN BİR ŞEKİLDE ONARILAN, GÜNÜMÜZÜN ŞARTLARINA UYGUN  HİÇ BİR FEDAKARLIKTAN KAÇINILMADAN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDAN SARIYARIMIZA ARMAĞAN EDİLEN LİSE BİNAMIZA İLKOKULUMUZUN TAŞINMASIYLA LİSEMİZ TAMAMEN KAPANMIŞTIR.YENİ YERİNE GEÇEN İLKÖĞRETİM OKULUMUZA HAYIRLI UĞURLU OLSUN.BURDA  TAŞINMADA BÜYÜK ÖLÇÜDE  YARDIMCI OLAN NALLIHAN KAYMAKAMIMIZA ,SARIYARIMIZ BELEDİYE BAŞKANINA,ETİBANK İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNE,İLKÖĞRETİM MÜDÜRÜMÜZ İKRAM HOCAYA  MÜDÜR YARDIMCIMIZ RUHİ HOCAYA VE SARIYARIMIZDAKİ ÖĞRENCİ VELİLERİNE SARIYARIMIZ ADINA  TEŞEKKÜR  EDERİZ.28.01.2012

 

27
Oca

SARIYARIN SESİ

NALLIHANIN SESİ
Abonesi olduğum nallıhan’ın sesi gazetesi Ülkemizde ,Nalıhan,çayırhan ,sarıyar ve çevresinde yaşanan olumlu,olumsuz her konu hakkında bizleri bilgilendiren çevresine ışık olan haftada bir çıkan severek okunan gazetedir.Gazetenin köşe yazarlarından Nevzat TÜRKEL abeyimizde Ülkemizde ve çevremizde yaşananları kaleminden bal damlatarak biz okuyuculara sunmaktadır.Ben bu yazımda sevgili abeyimizin 03 ocak 2012 tarihli gazetenin köşesinde yazdığı yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.Yazıdan herkes kendine göre pay çıkarabilir.
YILIN MUHASEBESİ
Acısıyla tatlısıyla koskoca bir yılı daha geride bıraktık ve yepyeni umutlarla yeni bir yılı yaşamaya başladık. İnsan değil koskoca bir yılı, her akşam yastığa baş koyunca, o günün muhasebesini yapmalı yapabilmeli.
İnsanlar bir meslek sahibi olarak, bir baba, bir anne, bir öğrenci, bir çiftçi, bir patron, bir yönetici olarak bu muhasebeyi yapmalı. Yapmalı ki başarılıysa başarısını devam ettirmek, başarılı değilse, nedenlerini araştırıp başarılı olmaya çalışmak için.
Her başarılı insan bu muhasebeyi yapar. Kişilerin muhasebelerini kendilerine bırakalım ve bizim asıl değinmek istediğimiz Yöneticilerimizin bir yıllık muhasebelerini yapmalarıdır. Özelliklede seçilerek halkın oylarıyla iş başına gelmiş Muhtar, Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi Üyesi, Milletvekili, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak bu muhasebeyi Yöneticilerimizin yapmasıdır. Kanaatımca hemde kendilerini seçen halka yapmalarıdır.
Ben çoğunun bu muhasebeyi yaptıklarına inanıyorum. Ancak bu muhasebeyi yapmak ayrı, başarılı olmak ayrı bir şey.
Yönetici odur ki, her zaman başarılı olmak zorunda, başarılı olamadığı zamanda ben bu işi beceremiyorum deyip görevi bir başkasına, ehline bırakabilendir.
Başarılı olamayıp, o koltuğu yıllarca boş yere işgal edenlerden, resmi adalet hesap sormasa bile bir gün ilahi adalet mutlaka hesap soracaktır.

26
Oca

MİLLİ PARKLAR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

 fDoğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, kar yağışının etkili olduğu Nallıhan Kuş cennetine, Sarıyarımızda bulunan  yaban koyunları üreme sahasına ve Beypazarı Başören köyü yakınlarındaki arazilere yem ve yonca bırakıldı.
yetkililer, özellikle kış aylarında kar kalınlığının arttığı dönemlerde yaban hayvanlarını korumak ve onların karın altında ot bulamayacakları düşünülerek, bölgedeki alanlarda düzenli yemleme çalışması yaptıklarını söyledi.
Çalışmalar kapsamında Kuş cennetine, yaban koyunları üreme sahasına, Beypazarı ilçesindeki geyiklerin üreme sahası olan Keltepe bölgesinde bulunan Başören köyü ile Doğanyurt köyleri arasındaki sahalara toplam 1 tona yakın yonca ve besi yemi ve buğday bırakıldı.
Milli Parklar görevlileri bölgelerde sürekli denetimlerde bulunduklarını ve yaban hayatının canlılarını da sürekli takip ederek, onların kış şartlarında beslenmelerine önem verdiklerini dile getirdiler26.01.2012
24
Oca

PELİKAN KUŞLARI

Bu günlerde santralımızın çıkış suyuna bölgenin bütün Martıları, karabatakları, Balıkçıllar su piliçleri sürüler halinde gelip çıkış suyundan çıkan balıkları yemek le meşguller. Bu arada göze batan bir durumda sarı yarımızda ilk defa görülen bir çift pelikan kuşları olmuştur.
Bu güne kadar sarı yarımızda pelikan kuşları hiç görülmemişti ama bugün iki adet pelikan kuşu kaz büyüklüğünde büyük kanatlı torba gagalı bu kuşlar sarı yarımızda santralın çıkış suyundan çıkan balıkları tutmakla meşguller sanırım ayrılma yada niyetleri yok gibi.
Hallerinden memnun bir şekilde insanlardan da fazla çekinmeden balık avlamakla meşguller. Güzel görünüşleri ve irilikleri ile hemen fark edilen pelikanları yüzlerce kuşun arasında seyretmekte farklı bir heyecan katmakta.

23
Oca

BAŞKANLAR BEREKET TV DE

ANKARA ÜNİVERSİTESİ  ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM EKONOMİSİ  BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF.DR.BÜLENT GÜLÇUBUK’ UN SUNDUĞU PROĞRAMA SARIYAR BELEDİYEMİZ BAŞKANI ,NALLIHAN BELEDİYE BAŞKANI VE ÇAYIRHAN BELEDİYE BAŞKANLARI KATILDI.TARIM  VE TURİZM KONUSUNDA KONUŞULMASI GERKEN BÜTÜN KONULARI  BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ ÇOK GÜZEL DİLE GETİRDİLER.  KENDİLERİNİ BÖLGEMİZ ADINA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ. BU ARADA CANLI YAYINA TELEFON İLE  BAĞLANAN ÇETİN ÖZKAN KARDEŞİMİZİN TARIM KONUSUNDA SARIYARIMIZ ADINA ÖNERDİĞİ  FİKİRLER İÇİN KENDİSİNE AYRICA  TEŞEKKÜR EDİYORUZ.İNŞALLAH BÖYLE PROĞRAMLAR İLERDE DAHA ÇOK YAPILIR.23.01.2012

21
Oca

MÜJDE HAYVANAT BAHÇESİ BEDAVA

AOÇ Hayvanat Bahçesi Büyükşehir’e Bağlandı İlgili protokol gereği Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığınca oluşturulan devir teslim komisyonu tarafından 19/10/2011 tarihinde devir alınmış, Belediye Meclisimizin 16/09/2011 tarih ve 2734 sayılı kararı ile Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Hayvanat Bahçesi Şube Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Ziyaretler Ücretsizdir Vatandaşların ücret mukabili ziyaret ettiği hayvanat bahçesi yine Belediye Meclisimizin 10/11/2011 tarih ve 3149 sayılı kararı gereği bu tarihten itibaren yeni hayvanat bahçesi yapılıncaya kadar ücretsiz ziyaret edilebilmektedir. Yeni Bir Hayvanat Bahçesi Yaklaşık iki bin dönüm arazi üzerine dünyanın en güzel hayvanat bahçelerinden biri olarak inşa edilecek olan Ankara Hayvanat Bahçesi Türkiye’nin yeni vizyonunu dünyaya tanıtacak önemli bir proje olacaktır. Yeni hayvanat bahçesine tamamlandığında, mevcut hayvanların yanı sıra pek çok değişik endemik hayvanın getirilmesinin yanı sıra hayvan gösteri merkezleri, safari alanları, hayvan hastanesi, uzay çatı şeklinde cam kafeslerde kuşlar ünitesi, çocuklara yönelik aktivitelerin bulunduğu serbest oyun alanları, lunapark, çocuk hayvanat bahçesi, hediyelik eşya reyonları ile tema park gibi tesisler de yer alacak. Ayrıca mevcut projelerden tünel akvaryumu ve deniz memelileri gösteri merkezi ile Ankara çayının arıtılarak temiz su akışı sağlanması ve etrafında oluşturulacak rekreasyon alanları içerisinde çeşitli aktiviteler düzenlenmesi planlanıyor. Yeni proje tamamlanıncaya kadar 160 tür hayvan barındıran ve pek çok neslin belleğinde bir nostalji olarak yaşayacak olan AOÇ Hayvanat Bahçesi, ziyaret etmek ve sevdikleriyle güzel bir gün geçirmek isteyen herkese açıktır.21.01.2012

19
Oca

MÜJDE NALLIHAN DEVLET HASTANEMİZ BÜYÜYOR

abc resimleri

Nallıhan Devlet Hastanemizde  büyük eksikliği hissedilen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanının atanmasından sonra, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü de açıldı. Hastanede dört hastanın aynı anda tedavi olabileceği bir merkez oluşturulurken, servisin 5 yataklı olduğu belirtildi.
Nallıhan Devlet Hastanemiz  Başhekimi Dr. Osman Öztürk, “Hastalarımızın yerinde tedavisi için çalışıyoruz, fizik tedavi bölümümüz olmadığı için hastalarımız Ankara ve çevre hastanelerine gitmek zorunda kalıyorlardı.” dedi.
Başhekim Öztürk, Nallıhan Devlet Hastanesi’nde halka en iyi hizmet vermek için eksik cihazların giderilmesine çalıştıklarını bu doğrultuda hastaneye tomoğrafi, mamografi ve kemik tarama cihazlarının alınması için bakanlıktan onay çıktığını ve ihale aşamasında olduğunu söyledi.
Hastaların Ankara ve Bolu gibi çevre il hastanelerine gitmesinden yakınan Başhekim Öztürk, Nallıhan Devlet Hastanesi’nde doktor eksiklerinin olmadığını, cihazların tamamlanmasıyla hastalara her türlü sağlık hizmetinin verileceğini sözlerine ekledi.19.01.2012