Skip to content

Archive for Şubat, 2010

26
Şub

Mehmet & Merve

DSC07294Yaşamını KARS’ta sürdürmekte olan Hasan -Aylin ÖZTÜRK çiftininMehmet ve Merve ismini verdikleri ikiz çoçukları dünyaya gelmiştir.Kendilerini kutlar,uzun ömürler diler ALLAH analı babalı büyütsün diyoruz.Tabiki dedeleriVedat ve Musa beyleri  eşleri kadriye ve Ayşe hanımlarıda kutluyor gözleriniz aydın diyoruz.

26
Şub

A.DENİZOĞLU İLE BU HAFTA

HAYVANCILIK

Ülkemiz hayvancılığı kan ağlıyor.Evet ister günü kurtarmak deyiniz,ister yanlış politikalar ister günü karla kapatma telaşındaki tüccarlar deyin ülkemiz maalesef hayvancılıkta kötü günler yaşıyor Önce orman köylüsüne kıl keçisini yasakladılar,tiftik fiatları çok düştü,buda yetmedi hayvanların derileride para etmez oldu.Köylü ne yapacağını bilemedi yem fiatları aşırı yükseldi,süt para etmez oldu hal böyleyken üreticiler ellerindeki malları büyük baş, küçük baş demedi sattı çok geçmedi et fiyatları yükseldi ve yükselmeye devam ediyor.
Kırmızı eti almak sanırım bundan sonra dahada zorlaşacak .Kendimizden örnek verecek olursak sarıyarda hayvan besleyip satıyorduk artık bizlerde sadece kurban bayramlarında ağız tadıyla et yer hale geldik,gelmekteyiz Yanlış et politikasının sarıyara da zararı büyük olacak gibi sarıyarımızdada bir çok çiftçimiz kurbanlık besi yetiştiriciligi yapmaktadır hayvan fiatlarının artması neticesinde çiftçimiz mal alıp bakamaz duruma düşecek
Böyle devam ederse olabilecekleri sizlere anlatayım.En büyük yarayı yaban hayatı alır niyemi bu gün dağlarımızda salına, salına gezinen geyikler et potansiyeli olarak görülecek, olmadı dağlarımızda domuz sürüleri çoğaldı.Bunlar avlanıp büyük şehirlere kasaplara bi yolunu bulup ucuz şekilde satılacak dolaylı yoldan bir gün bakmışsın soframıza gelmiş nerden bileceksin.
Piyasada kesimlik dana kalmayınca süt inekleri bile kesilmeye satılmaya başladı yasaklansada maalesef bugün bunlar yaşanmakta hayvancılığımız kan ağlamakta bir an önce önlem alınması ve bu kötü gidişe dur denilmesini sarıyarda hayvancılık ve sinan

22
Şub

sariyarli.biz

Sariyarli.biz sitesi için yeniden üye olmamız gerekiyor.Buradaki üyeliğimiz orada geçerli değil.
Daha önce çok kısıtlama yapmıştım.Üyeler görebilir diye.Bir hemşerimizin haklı eleştirisi üzerine bu sitede ziyaretçi defterini herkese açtım.Başedemezsem üyelik isteyeceğim.
Tanıdığımız üyelerimize haber gönder formunu açacağız.Böğlelikle herkesin katılımı amaçlanıyor.
Üyelik formunu doldururken ad soyad ve mailimiz tam olsun.Bilmediğimiz kişilerin üyeliği onaylanmayacak.Baştan sıkı tutacağız.
Haber ve yazı yazacaklar için üyelik düzenledim.Yakında nasıl haber yazılacağı hakkında açıklayıcı yazılar yayınlıyacağız.

22
Şub

A.DENİZOĞLU İLE BU HAFTA

birdirbiruzun-essek[2]KAYBOLAN DEĞERLERİMİZ

( ÇOÇUKLUĞUMUZUN OYUNLARI )

Günümüz bilgisayar çağı bilim ve teknolojinin son hızla ilerlediği iletişimde son teknolojilerin kullanıldıgı bir zaman dilimindeyiz.Bu zamana ayak uydurmaya gayret gösteren çoçuklarımız,gençlerimiz sanal ortamda bilğisayar oyunlarına kendilerini kaptırmış adeta o oyunların esiri,bağımlısı haline gelmiş durumdalar.
Bazı genç girişimcilere en iyi oyunları hazırlamada ödüller veriliyor oyun dünyasını geliştirenler bu oyunlarını satarak sanal alamde para kazanıyorlar.Her şey iyi güzel hoşda bu çoçuklar bilgisayarların başından kalkmaz oldular saatlerce bunun başındalar nerde ise bilgisayarla yatıp onunla kalkacaklar.
Şöyle geriye dönüp baktığımızda bizim çoçukluğumuz ile kendi çoçuklarımızın çoçukluğu arasında ne kadar çok fark var daha dün televizyon yokken radyolarda arkası yarınları, radyo piyeslerini dinlerdik.Boş zamanlarımızda mahallenin çoçukları toplanır misket ,çelik çomak ,uzun eşşek ,kör ebe, dokuz taş saklambaç, birdirbir,geceleri battı oynardık.
Mahallede bir çoçuk sesi duyulmaya gelsin her evden iki üç çoçuk bir anda sakarıda,koçabahçede toplanıverirdik bazen uçurtmalar uçururduk,bazen sakarıda kağıttan kayıklar yüzdürürdük ,olmadı patlıcanlardan eşek yapar kabaklardan gemi yapardık.herkes sakızlardan çıkan artistleri birirktirir onları çekmek için oynardık gazoz kapaklarını kazanmak için oynardık,
İp atlar, halat çekerdik sakarı kıyısı mekanımızdı oralardan yumurta toplardık sudan çıkmazdık yüzmek,balık tutmak bizim başlıca işimizdi.Ençokta çemberle araba sürerdik mısır püsküllerini gazete kağıdına sarar büyüklerimize özenerek siğara içer gibi içimize çeker körpecik ciğerlerimizi dumanla doldurur sonrada gözlerimizden yaş gelene kadar öksürürdük.
En çok da gruplar halinde çiğdem toplamaya giderdik, dağlarda,bayırlarda çiğdem toplardık akla hayale gelmiyen oyunlarımız vardı. Ya şimdi biz bunları bizden sonra gelenlere aktaramıyoruz nedeni ise çağ bilgisayar çağı çoçuklarımız sanal oyunların pençesindeler hayal ürünü oyunlarla yetişiyorlar bu oyunların bağımlısı olmuş durumdalar gelecek neslimizi
nasıl birgelecek bekliyor bilemiyoruz bunlara nasıl dur denilecek bilinmiyor

20
Şub

sariyarli.biz

sariyarli.biz olarak yeni sitemiz deneme yayınına başladı.Sadece  yapmamız gereken net yerine sonuna biz ekelemeniz.
Bu site kendimize ait olduğu için geliştirme imkanımızda olacak.Devamlı yeniliyerek bu siteyi bizlere yakışır hale getirmek istiyorum.
Şimdilik yazılara yorum eklenmedi.Ama üye girişi olmadan ziyeretci defterine mesaj bırakma imkanımız olacak.Mesajlar oanaydan sonra ana sayfada ve ziyaretçi defterinde yayınlanacak.
Ana sayfaya ileride manşet haber ekliyeceğim.Ama şu an denemede hazırlanışı benim tarafından yapıldığı için hata konusunda emin değilim.Deneme aşamasında.
Yazı haber yazımı dahada kolaylaştı.Üyelerimize yetki vererek yazmaları sağlanacak
Bu sitede devam edecek.
Selamlar

20
Şub

boluspor otomobil verecek

Bank Asya 1. Lig takımlarından Boluspor’da, kulüp tarafından satışa sunulacak milli piyango biletlerinde talihlilere 3 adet otomobil verilecek.

Bu sezon ligde şampiyonluk hedefleyen ancak inişli çıkışlı performansı nedeniyle Play-off’a kalmayı planlayan Kırmızı-beyazlı kulüpte kaynak arayışları sürüyor. İki yıldan bu yana milli piyango bileti bastırarak gelir elde etmeye çalışan Boluspor Kulübü, bu yıl yeni bir çekiliş daha yapacak. Her yıl düzenlediği milli piyango çekilişiyle hem taraftara hediye kazandıran hem de gelir sağlamayı amaçlayan Kırmızı-beyazlı kulüp, bu yılki çekilişe daha büyük hediyelerle giriyor.

Önümüzdeki haftadan itibaren satışa sunulacak milli piyango biletlerinde bu yıl 3 adet Hyundai Getz (i-10, i-20) marka 2010 model otomobil var. Bunun yanı sıra 53 parça beyaz eşya da bilet sahiplerinden alıcısını bekleyecek.

Geçen yıl piyangoda yer alan bir otomobilin İstanbul’da yaşayan bir Boluluya çıkmasının ardından bu yıl 2 yeni otomobil daha eklenerek hediye araç sayısı 3’e çıktı

20
Şub

boluspor

Uğur “İyi futbol oynadığımız için mutluyuz”
Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Uğurlu Adanaspor maçı öncesi önemli açıklamalarda bulundu. Uğur açıklamalarında, “Ben oyuncularımıza güveniyorum ve inanıyorum. Önümüzdeki Adanaspor müsabakasıyla da çıkışımız sürer ve o zamanda Bolu halkı ve bizler mutlu oluruz” dedi.

Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Uğur, Bucaspor karşılaşmasını değerlendirdi. Uğur, “Öncelikle her şeyden evvel Bucaspor’u farklı yendiğimiz için, iyi futbol oynayarak yendiğimiz için çok mutluyuz. Gerçekten arzuladığımız ve şuan için ihtiyacımız olan hem oyun hemde skordu. Bu yüzden oyuncularımızı cani gönülden kutlamıştım. Ama artık şöyle bir peridiyota girdik diye düşünüyorum; bu yoldan artık dönüşümüzün olmadığını düşünüyorum. Kalan 12 tane müsabakamız var. Bunlardan bir tanesi de Adanaspor müsabakası. Tabiki hiçbir müsabaka dilediğimizden kolay olmuyor ve olmayacakta. Ama bu futbol anlayışını 12 müsabakamızda da sahaya yansıtırsak, yansıtmakta istiyoruz. Bunun sonucunda ilk altıyı çok rahat yakalarız diye düşünüyorum. Rakiplerimizi teker teker elemeye çalışacağız. Rakiplerimizin artılarını ve eksilerini oyuncularımıza göstererek her müsabakaya o şekilde hazırlanacağız. Ne olursa olsun rakibimizin oynamasına müsaade etmeyeceğiz. Bizim sunduğumuzu onlara kabul ettireceğiz. Böyle olması gerekiyor. Böylede olacak inşallah. Ben oyuncularımıza güveniyorum ve inanıyorum. Önümüzdeki Adanaspor müsabakasıyla da çıkışımız sürer ve o zamanda Bolu halkı ve bizler mutlu oluruz” dedi.

İç sahada oynayacakları maçlarda taraftarın desteğiyle galip geleceklerine inanandıklarını belirten Uğur, “Ne çıkacak olursa ilk 7 takımdan çıkacak. Bizim içinde bu bir avantaj, tabi iki iç saha dış saha olarak düşünmüyoruz ama sonuçta Boluspor’da iç sahada bana göre çok başarılı. Ligin en başarılı takımlarından bir tanesi diyebiliriz. Diğer takımlarında buraya gelmeleri bizim için bir artı olacak diye düşünüyorum. Taraftarımızın önünde oynamamız bizim için bir avantaj diye düşünüyorum. Biz elimizdeki bu artıları kullanırsak diğer takımlardan daha üstün oluruz diye tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı.

Taraftarla girdiği polimiğe de değinen Uğur, maç stresiyle yaşananların büyütülmemesi gerektiğini söyledi. Uğur, “Çok düşündüğümüz bir şey değil ama bizler arkamızdaki insanlarından çok art niyetli olduklarını düşünmüyoruz. Oyunun sıkıntısı ile arkamdaki arkadaşlarımız Adem’e bir şeyler söylüyorlar. Adem adına bana tavırları vardı. Orda bir karar vermişizdir. Doğrusu Boluspor’un menfaatine yapılan bir çalışma idi. Biz kararımızı o arkadaşımızla kullanmak istedik. O formanın içinde ki isim sizi ilgilendirmeyecek. Orada kim görevini daha iyi yapıyorsa sahada yerini alacaktır. O günkü şans ona verilmiştir. Ama bir başka karşılaşmada başka bir oyuncumuza şans verilecektir. Ya da yarın o istemediğiniz ve sizlerin çok tepki gösterdiğiniz oyuncularımız güzel maçları kurtaracaktır. Belki de hedefimize gitmede büyük rol oynayacaktır. Bana göre daha sabırlı olmalıyız. Oyuncularımızın şahsiyetleri ile de fazla oynamamak gerekiyor. O tepkileri oyuncumuzda saha içinde duydu. Hepimiz üzüldük. Bu konuda da çok büyütülecek bir olay yok. Kaç maçtır orada duruyorum ve böyle bir şeyle karşılaşmamıştım. Bir anlık stres diye düşünüyorum. Maç o anda 2-1 idi. Geçen hafta şok yaşadığımız zaman ki gibi olacak gibi düşünürlerken Serdar’la golü bulduk. Ne taraftarımızın art niyeti vardı nede bizm bir art niyetimiz vardı” dedi.

Sakat futbolcularada değinen teknik patron Uğur, “Bir çok sakatımız var. Şuanda iyileşti dediğimiz oyuncularımız tekrar sakatlandı. İbrahim Yavuz’a nerdeyse görev vermek istiyorduk ama onun durumu çok ciddi. Az önce antrenmana çıktı ve ağrı olduğu için tekrar içeriye girdi. Erdem’in durumu yarın belli olacak. Zafer’in sakatlığı halen devam ediyor. İstanbul’da kontrolden geçip bugün aramıza katılacak. Edim’i hazırlamaya çalışıyoruz. 5,5 aydır sahalardan uzak kalan oyuncunun da 15-20 günde hazırlanıp maç oynaması mümkün değil. Hazır olmadan oynaması aynı sakatlığı yaşamasına ve futbol hayatını bitirebilir. Edim üzerin de çok ciddi anlamda duruyoruz. Tam kanaat getirdiğimiz ve her şey bittikten sonra bile 1 hafta daha beklemeyi düşünüyorum. Bu tür oyunculara Türk futbolunun çok ihtiyacı var. Kendisine Boluspor’un çok ihtiyacı var. Bir hafta geç olsun ama sonuçta çok sağlam olsun” diye konuştu.

15
Şub

A.DENİZOĞLU İLE BU HAFTA

DSC05448Fotoğraf-0029SARIYARDA BALIKÇI OLMAK

Sarıyar baraj gölünde balıkçı olmak artık sanıldığı kadar kolay deyil gölümüzden tutulan balıkla ev geçindirilmiyor.Balıkçılık yaparak yaşam kazanılmıyor,bu işten ekmek yiyenler sanırım tüm göl yüzeyinde bir elin parmakları kadar az !! Doğayı katleden insan oğlu maalesef bindiği dalı kesiyor.Sakarya nehri başlangıç noktasından karadenize kadar olan mesafesi 360 kilometrelik bir uzunluğa sahiptir. Nehrimiz şiirlere konu olan sakarya hani o büklüm büklüm akarya işte bu nehrimiz dahası gölümüz
1950 li yıllarda baraj inşaatına başladıgı yıllarda sarıyar köylüleri yayın balıklarını gırnap ipiyle tutar eşeklerine yükler köy meydanına getirirlermiş. kimse bu balıkları doğru dürüst yiyen olmazmış tutulan devasa balıklar buzdolabının olmayışı yaz günü balıkların çabuk kokması dahası o zamanlar hayvancılığın yaygın olması,daha dogrusu balık kültürünün olmaması yüzünden balığa bakan olmazmış.
Yavaş, yavaş balık talebinin artması neticesinde gölümüzde balıkçılık meslek olmuş iş olmuş başta Adapazarı gibi illere satışlar başlamış çevre köylerle birlikte elliye yakın balıkçı bu işten ekmek yemeğe başlamış sayı her geçen yılbalıktan ekmek yiyenlerin sayısı artmış gölde koperatifçilik olayı gerçekleşmiş bu durum seksenli yılların ortalarına kadar devam etmiştir.Ne zamanki termik santralin bacaları tütmeye başladı gölümüzde hayat bitmeye,canlılar yavaş yavaş ölmüye başladı.
Santralın atık suları Kimyasal atıklar sularımıza karışmaya başladı,gelişen teknolojiye paralel olarak kullanılan deterjanlar, temizlik malzemeleri arıtma tesisi olmayan fabrikaların atıkları Ankara çayı ve Eskişehir porsuk çayı kanalı ile gölümüzde ulaşıp göldeki yaşamı felç etti. Düşünsenize ankara ve eskişehirin atık sularını, sanayi atıklarını Ankarada mürted çayı eskişehirda porsuk çayı sanayi ve evsel artıkları bununla beraber gelen çamur atıkları suyun tabanını doldurdu,yıllarcatabanda biriken bu ağır metaller suyun her yıl ısı değişiminde Ekim ,Kasım aylarında olan dipteki atıkların metan gazına dönüşümü ile balıklar,kurbağalar,yılanlar, yengeçler öldüler gölün yüzeyinde,kıyılarda tonlarca balıgın ölüsüne rastlandı yengeçler sürüler halinde karada kıyılarda öldüler.Ancak gürleyik ve kirmir çayı gibi akarsu agızlarında dere yataklarındakiler kurtuldular.Son onbeş yıldır bu durum her yıl tekrar olmaktadır.Hal böyle olunca balıkçılar kayıklarını kıyıya çekip balıkçılığı bıraktılar,sarıyarımızda şu anda bu işten ekmek yiyen yok kalmadı desek yeri var.Saysan bir elin parmakları kadar yoklar.

8
Şub

A.DENİZOĞLU İLE BU HAFTA

SARIYAR ÇAKILTAŞIsarıyar  peri bacalarıSARIYAR GİRİŞİÇAKIL TAŞLARI

Bölgemizdeki dağları karış, karış bilen ve doğayı çok iyi tanımlayıp gözlemleyen bir kişi olarak gördüklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Bin rakımlı dağlarda tepelerde çakıl taşlarının sırrını hep merak etmişimdir. Doğada çakıl taşına şekil verecek tek güç akar sudur. Suyun akışı yüzlerce yıl içerisinde taşları oradan oraya yuvarlayarak şekillendirir. Sarıyar barajı denizden 475Mt. Yükseklikte Sakarya vadisi üzerinde yer alan bir yerdir ve burası nehir deltasıdır. Bu deltada çakıl taşlarının olması normaldir Ama benim gözlemlediğim 500 ile 100Mt. Yükseklikteki dağlardan bahsediyorum. Bu dağlar; Dinek bayırı, Fasıl bayırı, Beypazarı’nın Akça bayırı, Çayırhan’nın Kepez dağı. Demekki tarih derslerinden öğrendiğimiz gibi Anadolu bir iç denizdi veya göldü. Nuh tufanından sonra mı Anadolu şekillendi, sular çekildi yeryüzü şekillendi. Bölgemizde yaşamış olan en eski uygarlıklar Lidyalılar ve Firikyalılar. Onlarda yaşam alanlarını Sakarya vadisi boyuna kurmuşlar. Belkide asırlarca yaşamışlar ama onların uygarlıklarına ne oldu bir hastalık veya büyük depremler mi oldu da bölgemizden Anadoludan kaybolup gittiler.
Ben hep kafamda şunu düşünmüşümdür. Bölgemiz çok büyük kömür madenlerine sahiptir. Kömürün oluşa bilmesi için çok büyük ormanlar olaması gerekir. Oysa Anadolu bir içdenizdi. Hangi asırda deniz çekildi de İç Anadolu orman oldu, hangi asırda İç Anadolu yerle bir oldu da yer altında linyit madenleri oluştu. Lidyalılar, Firikyalılar, Romalılar hangi depremde yok oldu da onlardan şimdi bölgemizde bizlere ulaşan kalıntılar kaldı. Bunlara en iyi örnek Kasabamızın İlkokul binasının temel çalışmalarında ortaya çıkan Romalı heykeli ve sütun kalıntılarıdır.
Bölgemizin adının Sarıyar olmasının nedeni kasabamıza girerken kat kat olan sarı kayalıklardır. Bu kayalarda belki asırlar önce Sakarya nehrinin getirdiği çamur topaklarını sertleşerek şakil almasıdır. Çünkü incelendiğinde bu tabakalar arsında çakıl taşları, kum taneleri, küçük kabuklar ve hayvanların fosilleri bulunmaktadır.

4
Şub

sarıyarda kar

sarıyarilk okulusarıyarda kar 063Yağıyordu yağmıyordu derken sarıyarımızda beyazlara büründü istedimki gurbette olupta buraların hasretini bir nebzede olsa gidermek için bu fotoğrafları çektim.Umarım beyenir ve hasret giderirsiniz.köprüden gazino